Arama

Nükleer Silahlar Bahane, Müdahale Şahane!

İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, nükleer program bahanesiyle egemenlik hakkının açık ihlalidir. ABD Başkanı Trump önce saldırıya dahil olmadıklarını açıklarken, sonrasında İsrail’le başarılı bir operasyon yürüttüklerini itiraf ederek uluslararası hukuku ve kendi söylemini çürüttü. Batı ise bu müdahaleye sessiz kalarak çifte standardın altına bir kez daha imza attı.

22/06/2025 12:02 | Son Güncelleme : 23/01/2026 10:54 | Okunma Sayısı : 155 | Serkan BAĞLAYICI


Nükleer Silahlar Bahane, Müdahale Şahane!

Nükleer Silahlar Bahane, Müdahale Şahane!

İsrail’in, İran’ın nükleer faaliyetlerini gerekçe göstererek gerçekleştirdiği son saldırı, Orta Doğu’da yıllardır süren kırılgan dengeyi bir kez daha ateşe verdi. Bu saldırının ardından gözler, doğal olarak bölgedeki en büyük küresel aktöre, ABD’ye çevrildi. Ancak Washington’dan gelen açıklamalar, yıllardır alışık olduğumuz klasik çifte standardın bir özetiydi.

İlk etapta, Beyaz Saray’dan yapılan resmi açıklamalarda, “ABD bu saldırının bir parçası değildir” denildi.  Başkanı Donald Trump ise birkaç gün sonra çıktığı basın toplantısında, "İsrail ile çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdik" diyerek önceki açıklamaları bizzat kendi ağzıyla yalanladı. Bu itiraf, sadece diplomatik bir gaf değil, aynı zamanda dünya kamuoyuna karşı sergilenen bir alaycılığın da göstergesiydi.

Trump’ın açıklamalarını dinlerken aklıma şu soru takılıyor: Ellerinde binlerce nükleer başlık bulunan ülkeler, bir başka ülkeye “sen nükleer teknoloji geliştiremezsin” deme hakkını kendilerinde nasıl bulabiliyor? Bu sadece stratejik çıkar hesaplarıyla açıklanabilecek bir durum değil; aynı zamanda küresel adaletsizliğin ve emperyal çelişkinin çıplak bir yansımasıdır.

İran’ın nükleer faaliyetleri yıllardır Batı'nın hedefinde. Ama unutulmamalı ki İran, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'na (NPT) taraf bir ülke. Buna karşın, İsrail bu anlaşmaya taraf bile değil ve resmi olarak hiçbir zaman nükleer cephaneliğini açıklamadı. Herkes biliyor ki Tel Aviv, Ortadoğu’daki tek nükleer güç konumunda. Ama konu İran olunca, bir anda tüm Batı dünyası alarm zillerini çalmaya başlıyor.

Bu çarpık durumun en rahatsız edici yanı ise müdahalenin "hukuki" değil, tamamen "politik" zemine oturması. Uluslararası hukuk, egemen bir ülkenin topraklarına yönelik saldırıyı net bir şekilde savaş suçu olarak tanımlarken, konu İsrail veya ABD olunca bu tanımlar rafa kaldırılıyor. Ne Birleşmiş Milletler etkili bir tepki verebiliyor, ne de Avrupa Birliği gerçek anlamda karşı duruş sergileyebiliyor. Aksine, sözde "medeniyetin beşiği" Avrupa ülkeleri, bu saldırıya dolaylı yoldan da olsa tam destek veriyor.

Bu destek de çoğu zaman "İran tehdidi" adı altında ambalajlanıyor. Oysa sorulması gereken esas soru şu: Gerçek tehdit İran mı, yoksa nükleer güç sahibi ülkelerin uluslararası hukuk ve insan haklarını hiçe sayarak, dünyanın herhangi bir noktasına istedikleri zaman müdahale etme cüretini kendilerinde görebilmeleri mi?

Bugün gelinen noktada Batı, kendisinin yaratmadığı hiçbir düzeni kabul etmiyor. “Kurallara dayalı uluslararası sistem” dedikleri şeyin kuralları, sadece kendileri için yazılmış gibi işliyor. ABD, Irak’ta “kitle imha silahları var” diyerek giriştiği işgalin yalan olduğunu yıllar sonra kabul etti. Şimdi aynı oyun sahnede, yalnızca aktörler değişti.

İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, sadece bölgesel bir mesele değildir. Bu, egemenlik haklarının hiçe sayıldığı, diplomatik yalanların normalleştirildiği ve küresel vicdanın test edildiği bir sınavdır. Ancak ne yazık ki bu sınavdan sınıfta kalan yalnızca siyasetçiler değil; suskun kalan dünya medyası ve sözde demokratik kamuoyları da aynı suç ortaklığının bir parçasıdır.

 İran’a nükleer gerekçeyle yapılan bu saldırı, sadece bir ülkeye değil, tüm uluslararası hukuk sistemine yönelmiş bir darbedir. Ve bu darbeye sessiz kalan herkes, bir gün aynı hukuksuzluğun kendi kapısını çalabileceğini unutmamalıdır.

 

Etiketler : İsrail İran nükleer saldırı ABD Donald Trump İsrail İran savaşı Orta Doğu krizi uluslararası hukuk ABD çifte standart nükleer silah
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Panathinaikos-Anadolu Efes Maçında Gerginlik

Panathinaikos-Anadolu Efes Maçında Gerginlik

THY EuroLeague play-off maçında Panathinaikos taraftarlarının Anadolu Efes oyuncularının ailelerine yönelik tepkileri gerginliğe yol açtı. Yunanistan basını olayı manşetlerine taşıdı.

8 ay önce
Pentagon’dan Ege Açıklaması: Türkiye'nin F-35 Programına Katılımı Dengeleri Bozmayacak

Pentagon’dan Ege Açıklaması: Türkiye'nin F-35 Programına Katılımı Dengeleri Bozmayacak

Yunanistan basınına göre Pentagon, Türkiye'nin yeniden F-35 programına katılmasının Ege Denizi'ndeki askeri dengeleri etkilemeyeceğini savundu. Açıklama Atina'da tedirginlik yarattı.

8 ay önce
Yorumlar