Arama

Türkiye, İran ve Rusya Arasında Derinleşen Enerji Trafiği: Sadece Gaz mı Taşınıyor?

Türkmenistan doğalgazı artık İran üzerinden Türkiye’ye taşınıyor. Aynı dönemde Rusya, İran’la dev bir doğalgaz hattı planını duyurdu. Görünürde bu gelişmeler enerji iş birliği olarak sunulsa da, perde arkasında yeni bir bölgesel denklem mi kuruluyor?

06/09/2025 09:57 | Son Güncelleme : 01/12/2025 01:10 | Okunma Sayısı : 78 | Serkan BAĞLAYICI


Türkiye, İran ve Rusya Arasında Derinleşen Enerji Trafiği: Sadece Gaz mı Taşınıyor?

Türkmen gazı, 2025’in başında sessiz sedasız bir şekilde Türkiye’ye ulaşmaya başladı. Ancak bu doğalgaz, Türkmenistan’dan doğrudan gelmiyor; İran üzerinden geçerek geliyor. Türkiye, Türkmenistan ve İran arasında imzalanan barter tipi bir doğalgaz anlaşması uyarınca, doğalgaz fiziksel olarak İran’dan Türkiye’ye taşınıyor, karşılığında da İran kendi doğalgazını Türkmenistan’a yönlendiriyor. Yani doğrudan bir satın alma yok, ama üç ülkenin karşılıklı menfaatleri gözetilerek şekillenmiş bir takas modeli söz konusu.

Bu gelişme ilk bakışta ekonomik bir enerji anlaşması gibi görünse de aynı dönemde gelen başka bir haber tabloyu biraz daha karmaşıklaştırdı. Rusya, İran ile yeni bir doğalgaz boru hattı projesi üzerinde çalıştığını duyurdu. Projeye göre Rusya’dan İran’a yılda 55 milyar metreküp gaz taşıyacak kapasitede bir hat planlanıyor. Hedef, bu gazı İran üzerinden Türkiye’ye ve oradan da Avrupa pazarına ulaştırmak. Bu iki gelişme aynı anda yaşanınca şu soru doğal olarak gündeme geldi: Bu, sadece enerji mi?

Türkiye’nin bu anlaşmalardan kısa vadeli çıkarları net. Enerji arzını çeşitlendirmek istiyor. Rusya ve Azerbaycan doğalgazına olan bağımlılığını azaltmak, LNG dışında alternatif kaynaklar bulmak Ankara’nın uzun süredir dile getirdiği hedefler arasında. Türkmen gazı bu noktada cazip. Fiyatı daha uygun, kaynağa erişim kolay. Ancak bu doğalgaz İran üzerinden geldiği için oyuna yeni bir aktör daha dâhil oluyor. İran’la kurulan bu doğrudan enerji bağı, Türkiye’yi yalnızca gaz değil, aynı zamanda siyasal bir tercihle de karşı karşıya bırakıyor olabilir.

İran uzun zamandır ambargolarla boğuşuyor. Enerji ihracatı büyük ölçüde sınırlandırılmış durumda. Türkmenistan gazının kendi topraklarından geçmesini sağlayarak hem komisyon geliri elde ediyor hem de enerji sistemine entegre olmaya çalışıyor. Ayrıca bu koridor sayesinde bölgesel bir oyuncu olarak yeniden pozisyon alıyor. Bu gelişme İran için ekonomik olduğu kadar siyasi de. Çünkü enerji koridoru inşa etmek, yalnızca boru hattı döşemek değil; diplomatik etkiler yaratmak anlamına geliyor.

Benzer bir durum Rusya için de geçerli. Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’ya doğalgaz satışı ciddi darbe aldı. Avrupa artık Rus gazına sırtını dönmüş durumda. İran üzerinden Türkiye’ye yönlendirilecek yeni bir boru hattı, Rusya’ya tekrar Avrupa kapısını açabilir. Ancak bu kez “arka kapıdan”. Çünkü boru hattı teknik olarak İran’a ait olabilir, ama içinden geçen gaz Rusya'nın. Türkiye bu oyunda aracı mı olacak, yoksa Rus gazının yeniden Avrupa’ya ulaşmasını sağlayan gizli bir ortak mı?

Bu sorular basit gibi görünse de arka planı düşündürücü. Türkiye, bir yandan NATO üyesi ve Batı ile ilişkilerini korumaya çalışıyor. Diğer yandan Rusya ve İran gibi Batı’nın yaptırım listesinde yer alan ülkelerle enerji temelli iş birliklerini genişletiyor. Bu durum, Ankara’nın uzun süredir sürdürmeye çalıştığı denge politikasını zorluyor. Çünkü enerji hatları sadece ekonomik değil; siyasi mesajlar da taşır.

Göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek var: Bu tür enerji koridorlarının kontrolü, onları kullanan ülkeler kadar, geçtiği ülkelerin diplomatik duruşunu da belirler. Türkiye bu yeni sistemde sadece geçiş ülkesi mi olacak, yoksa oyunun kurallarını koyanlardan biri mi? Enerji üzerinden kurulan her ittifak, diplomatik bağımlılıklar yaratır. Yarın öbür gün İran ya da Rusya, bu hattı pazarlık masasına koyarsa Türkiye ne yapacak?

Bir başka kritik soru da şu: Türkiye bu projelerle gerçekten enerji bağımsızlığına mı ilerliyor, yoksa daha karmaşık bir bağımlılık ağı mı örüyor? Türkmenistan gazı cazip olabilir, ama bu gaz İran olmadan Türkiye’ye ulaşamıyor. Aynı şekilde, Rusya’nın İran’la kuracağı hat Türkiye’yi geçecekse, Ankara bu hatta sadece izin veren bir ülke mi olacak, yoksa kontrol eden bir aktör mü?

Tüm bu gelişmeler, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kısa vadede fırsatlar sunabilir. Ama uzun vadede jeopolitik denge açısından riskler de barındırıyor. Üç ülkenin de çıkarları tam olarak örtüşmüyor. Rusya enerji üzerinden yeniden Avrupa pazarına sızmak istiyor. İran izolasyonunu kırmak ve gelir elde etmek peşinde. Türkiye ise dengeyi koruyarak enerji merkezine dönüşmeyi hedefliyor. Ancak bu hedefin bedeli ne olacak?

Ve işin en can alıcı noktası da burada yatıyor. Türkiye bu üçlü yapının içinde gerçekten bir dengeleyici güç mü? Yoksa farkında olmadan jeopolitik pozisyonunu kaydıran bir aktöre mi dönüşüyor?

Bu enerji trafiğinde sadece gaz değil, çok daha büyük bir strateji dolaşıyor olabilir.

Etiketler : Türkiye enerji politikası Türkmenistan doğalgaz Türkiye İran enerji hattı Rusya Türkiye doğalgaz enerji güvenliği Türkiye enerji diplomasisi doğalgaz takas anlaşması
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Panathinaikos-Anadolu Efes Maçında Gerginlik

Panathinaikos-Anadolu Efes Maçında Gerginlik

THY EuroLeague play-off maçında Panathinaikos taraftarlarının Anadolu Efes oyuncularının ailelerine yönelik tepkileri gerginliğe yol açtı. Yunanistan basını olayı manşetlerine taşıdı.

7 ay önce
Pentagon’dan Ege Açıklaması: Türkiye'nin F-35 Programına Katılımı Dengeleri Bozmayacak

Pentagon’dan Ege Açıklaması: Türkiye'nin F-35 Programına Katılımı Dengeleri Bozmayacak

Yunanistan basınına göre Pentagon, Türkiye'nin yeniden F-35 programına katılmasının Ege Denizi'ndeki askeri dengeleri etkilemeyeceğini savundu. Açıklama Atina'da tedirginlik yarattı.

7 ay önce
Yorumlar