Tüm Dinlere Yeni Bir Peygamber Geldi
Sorgulanmadan tüketilen dijital bilgiler, dinî gerçekliğin yerini hızla medyanın kurgusuna bırakıyor. Yeni peygamber kim? Belki de hepimizin her gün açtığı ekranlar…
29/11/2025 10:40 | Son Güncelleme : 01/12/2025 01:10 | Okunma Sayısı : 45 | Serkan BAĞLAYICI
Kimse telaşlanmasın… Bu başlık altında gökten inmiş bir “yeni peygamber”den söz etmiyorum. Ama çağımızın görünmez, adı anılınca herkesin biraz irkildiği, biraz da teslim olduğu bir “peygamber” var: Medya.
Evet, medya. Çünkü artık insan topluluklarına en hızlı mesajı o ulaştırıyor. Sözlü kültürün ateş başında başlayan, yazının icadıyla taş tabletlere sinen, matbaanın devrimiyle hız kazanan o kadim “mesaj taşıma” geleneğinin bugünkü temsilcisi medya. Zamanın ruhuna en çok kim nüfuz ediyorsa, kitleyi en çok kim şekillendiriyorsa, bir anlamda “peygamberlik makamı” da ona teslim edilmiş sayılmıyor mu?
Bu satırları yazmama sebep ise yıllardır kulağımıza fısıldanan bir gerçeğin artık daha güçlü sesle karşımıza çıkması: Din ve medya birbirinden uzak durması gereken iki kavram değil; aksine birbirinden beslenen iki alan.
Medya Dini Nasıl Şekillendiriyor?
İnsan, anlamlandıramadığı her olguyu kendinden daha yüce bir güce bağlama eğiliminde. Bu ihtiyaç dinleri doğurdu. Peki dinlerin mesajı yüzyıllar boyunca nasıl taşındı? Sözlü anlatım, el yazmaları, matbaa… Derken radyo, televizyon ve bugün internet.
Geldiğimiz noktada ise mesajın ne kadar “dini” olduğu kadar medyanın ona ne yaptığı da önem taşıyor.
Medya doğası gereği kurgusaldır. Haberi, bilgiyi, görüntüyü olduğu gibi vermez; işler, düzenler, paketler. İşte tam da burada yeni bir kırılma yaşanıyor:
Dini içerik de medya tarafından “kurguya” uğradığı anda kendi bağlamından kopuyor.
Bu, aslında fark etmeden “yeni bir din” üretme riskini beraberinde getiriyor.
Erciyes Üniversitesi’nden Çarpıcı Bulgular
Türkiye’de bu konuda en ciddi ve öncü çalışma Erciyes Üniversitesi Medya ve Din Araştırmaları Merkezi’nde yapılıyor. Dünyanın pek çok ileri ülkesinden önce böyle bir merkez kurulmuş olması başlı başına dikkat çekici.
Merkezin müdürü Doç. Dr. Metin Eken’in yürüttüğü araştırmalardan biri özellikle düşündürücü:
Popüler dini içerik üreten internet sitelerinin büyük bölümünde içerikleri hazırlayan kişilerin konu uzmanı olmadığı ortaya çıkmış.
Daha da vahimi:
Bu sitelerde verilen pek çok bilginin doğruluğu teyit bile edilemeyecek durumda.
Yani…
İnsanlar en hassas sorularına internetten yanıt arıyor, fakat aldıkları cevabı sorgulama ihtiyacı duymuyor. Medya ise bu sorgulanmayan içerikleri tekrar tekrar dolaşıma sokarak bir tür “dijital dini kültür” inşa ediyor.
Sorun şu ki bu kültür, kadim kaynaklara değil algoritmalara dayanıyor.
Yeni Peygamber Kim?
Bugün internetin her köşesinde “hızlı fetva”, “tek tıkla dini bilgi”, “kısa videoyla iman tazeleme” içeriklerine rastlıyoruz. Kaynağı belirsiz. Uzmanı belli değil.
Ama izleyicisi çok.
Bu da bizi istemeden şu soruyla baş başa bırakıyor:
Dini gerçekten kim anlatıyor?
Ve biz kimin dilinden inanıyoruz?
Cevap rahatsız edici olabilir:
Artık dini çoğu zaman dinin kendisi değil, medya anlatıyor.
Medya neyi nasıl çerçevelerse biz de öyle anlamlandırıyoruz. Algının gerçekliğin önüne geçtiği bu çağda, medya bir peygamber gibi konuşuyor; biz de çoğu zaman sorgulamadan dinliyoruz.
Teyide Muhtaç İçerikler Çağında Yaşamak
Unutmamak gerekir ki ister radyo, ister televizyon, ister internet sitesi veya sosyal medya olsun…
Medya her içeriği yeniden kurgular. Bir satırı eksiltir, bir görüntüyü büyütür, bir ifadeyi dramatize eder.
Bu nedenle medya üzerinden tüketilen dini içerikler, her zaman teyide muhtaçtır.
Bilginin bu kadar çoğaldığı bir çağda, gerçek bilgiye ulaşmak ironik şekilde daha zor.
Son Söz Yerine: Soru Sorabilen İnsan Kaybolmaz
Bu yazıyı kaleme almaktaki amacım şu:
Dini gündelik yaşamın en hassas alanlarından biri olarak görürken, ona medya eliyle ulaşmanın beraberinde getirdiği risklere dikkatinizi çekmek.
Yanlış bilgi bazen küçük bir tıklama kadar yakın; doğru bilgi ise bazen büyük bir sorgulama kadar uzak.
Belki de bugün bütün dinlere yeni bir peygamber gelmiş gibi davranan medyaya karşı elimizdeki en güçlü savunma, hâlâ ve hâlâ aynı:
Soru sormak.
Kaynağı araştırmak.
Bilgiyi süzmek.
Çünkü sorgulamayan insan inanmaz; sadece teslim olur.
Bunlar da ilginizi çekebilir
PKK Yeniden Kodlandı
PKK’nın sözde fesih kararı, barış çağrısından çok, Ortadoğu’da Türkiye’yi sınırlandırmayı ve Suriye’de İsrail-ABD destekli yeni bir yapıyı tahkim etmeyi amaçlayan jeopolitik bir senaryonun sahneye konmasıdır.
6 ay önceRize’ye Giden Uçak Kaçkar Dağları’na Düştü: Pilot Öldü, Yolcu Sağ Kurtuldu
Eskişehir’den havalanıp Rize-Artvin Havalimanı’na gitmekte olan tek motorlu uçak Kaçkar Dağları’na çarptı. Pilot Mehmet Demirci olay yerinde hayatını kaybederken, yolcu Hicran Kaya cep telefonuyla yardım isteyerek sağ olarak kurtarıldı. Pilotun dünya turu hayali trajik bir kazayla son buldu.
3 ay önceTüm Dinlere Yeni Bir Peygamber Geldi
Sorgulanmadan tüketilen dijital bilgiler, dinî gerçekliğin yerini hızla medyanın kurgusuna bırakıyor. Yeni peygamber kim? Belki de hepimizin her gün açtığı ekranlar…
1 gün önce